Genel

Yeni Çağ Sohbetleri: Yeni Çağın Rehberleri Kimler?

“Doğu toplumlarında keşişe sadaka verme kültürü var. Bizde de geçmişten gelen alışkanlıkla hocalara, kutsal yerlere para verilir. Öğretmenlik kısmı daha yeni anlaşılıyor bu konunun.”

İçinde bulunduğumuz yeni çağda binlerce eğitmen, öğretmen, görevli, hizmetli bulunuyor. Deyim yerindeyse bunun için kalkıp taaa galaksinin bilmem hangi gezegeninden buraya ışınlanmışlardır 🙂

Bu çağ yeni ile eskinin kombinlendiği bir çağ… Modadan, sanattan, bilimden, sinemadan tutun da kocakarı ilaçları olarak bilinen otlara kadar her şey yeniden keşfediliyor.

Kuantum bilimi tüm dünyada adeta devrim yarattı. Bildiğimiz her şey yeniden şekilleniyor. Sinema filmlerinde düne kadar izlediğimiz bilimkurgu senaryoları gerçeğin yansıması adeta… Gençler kozmik taytlarıyla 70’lerin sokak modasını yeniden canlandırıyor. Doktorlar televizyonda şifalı bitkileri anlatıyor.

Çağ değişiyor topluma yeni bir paradigma geliyor.

Ben de eski ile yeni yol arasında sürekli araştırmalar yapıp sizlerle paylaşıyorum. Yeni çağ şifa metodlarıyla köydeki, kırdaki şifa teknikleri arasında adeta mekik dokuyorum. Modern bilimin görmediğini kuantum bilimi görüyor. Araştırdıkça halkların da günlük yaşamlarında gördüğünü keşfediyoruz.

Peki bu değişimi kimler kucaklıyor? Kimler topluma rehberlik ediyor?

Yeni çağ da bu yolun görevlileri, eğitmenleri kimler? Ve bu konu yeterince anlaşılıyor mu?

Yeni çağın yoluyla ilgilenen dostlarıma bazı sorular sordum. Zeynep’le yaptığımız sohbet çok keyifliydi. Zeynep Karataş Mimar Sinan mezunu ve Tasarımcı. Hayata sanatçı enerjisiyle daha geniş bir perspektiften bakabiliyor. Bu yüzden kendi aramızdaki diyalogu sizlerle paylaşıp kolektife de sunmak istedik.

Buyrunuz yeni çağ sohbetlerine…

Yeni Çağ Sohbetleri

1- Yeni Çağ’ı nasıl değerlendiriyorsun?

Zeynep: Bilinci ve zekası yüksek bir topluma doğru evriliyoruz, yeni kuşakların tercihleri dünya düzenini belirleyecek. Bizde o kuşakları yetiştiren nesilleriz. O yüzden bizim bilinçlenmemiz önemli ebeveynler olarak. Topluma öğretmenler lazım. Ama ışık elçisi, şifacı, terapist vs deyince anlamıyorlar. Herkes uçacak sanıyor. Aksine ayaklarımız yere daha sağlam basacak. Zaten millet uçmuş vaziyette. Öğretmenlik zor meslek. Böyle anlamayana tekrar tekrar anlatmak gerektiren bir iş. Bir milyon kere aynı şeyi anlatıyor insan.

2- Öğretmenlik çok önemli bir konu sürekli bunu dile getiriyorsun

Evet. Atatürk boşuna demedi “Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.”

Öğretmenlik kutsal meslek. Öğretmenler bilgiyi yeni nesile taşıyan görevliler demek. Düşünsene tüm öğretmenlerin anne babaların senin benim gibi olduğunu? O çocuklar potansiyellerini nasıl ele alırdı. Karınca misali yangına su taşıyacak insanlar gerekirse. Görev bilinci bu demek.

3- Özellikle Türkiye’de eğitmenlik yapan veya şifa terapisti olarak çalışan kişilere bu işi ücretsiz gönüllü yapmasını söyleyenler oluyor. Evrensel alma verme değerleri konusunda ne düşünüyorsun? Seyyah ruhlu olduğun için Türkiye ile yurtdışını karşılaştırdığında neler gözlemliyorsun?

Avrupa’da veya Amerika’daki toplum para konusunu çözmüş. Zaten kapitalist toplum. Enerji konularını dünyaya tanıtan da onlar. Doğu toplumlarında keşişe sadaka verme kültürü var. Tibet’te hac yolculuğu yapan Budist rahiplere yoldan geçenler para verir. İhtiyaçlarını karşılaması için. Bizde de geçmişten gelen alışkanlıkla hocalara, kutsal yerlere para verilir. Ama bence burada sorun bizde bu işi yapanların bunu aktarma biçiminde. Öğretmenlik kısmı daha yeni anlaşılıyor bu konunun.

4- Ne güzel açıkladın. Türkiye’de bu konuların oturmamasının sebebi bir yerde genetik aktarımlar. Hafıza da bu işler bazen dergah yolu ile karıştırılıyor bazen de toplumda bilinen tabiriyle “hacı-hoca işi” ile…

Bu yüzden de insanlar farkında değil neye niçin para ödemesi gerekiyor bunu bilmiyorlar. Sorulan sorular birazda bundan kaynaklanıyor. Çakralar, enerji alma vb şeyler doğu felsefesinin uzantısı ve bizim topraklara ithal edilmiş sonuç olarak…

5- Benim görevim de uzak doğuda bilinen aydınlanma yolunun Anadolu topraklarında da olduğunu hatırlatmak bildiğin gibi… Şifacı bir aileden geldiğim için belki de bu konuları çok hızlı bir şekilde sindirebildim. Ancak yolun başında olduğumuz için sık sık anlatmak gerektiğini de görüyorum. Geçmişte onlar topluma rehber olmuşlar şimdi de sıra bizlerde…

Sen bu kilidi kırdın mesela. Erenler ve Anadolu bilgeliğini kültürünü anlatıyorsun. Yani bu dönem yeni enerjiler artık bu toprakların ruhu ile birlikte çalışıyor. Bunlar çok güzel sentezlemeler ve topluma hizmet ediyor.

6- Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?

Türkiye’de eğitim sistemi batı kökenli ama yaşam kültürü doğu. Ve köklerini Anadolu’dan alıyor. O yüzden sizler çağın öğretmenlerisiniz, rehberlerisiniz, eğitmenlerisiniz. Çok işiniz var 🙂

Yeni Çağın Rehberleri…

Görevli ruhlar toplumun öncü karıncalarıdır. Ancak yeni çağı hep birlikte şekillendiriyoruz. İnsanlık ailesi bir bütün. Tıpkı bir gül veya ağaç ailesi gibi bizler de insan türünün büyük ailesine mensubuz.

Evrenin her yerinden yardım çağrısını duyup Dünyaya gelen ruhlar bu aileye katılıyor ve sistemi değiştirip dönüştürüyorlar.

Bizler bu yüzden insanlık ailesi olarak hem atalarımızın yaptıklarından hem de kendi yeryüzü ayak izimizden sorumluyuz. Kendi DNA kodlarımızı değiştirip iyileştiriyoruz. Böylece bu bütüne yansıyor. Hatta sonunda tüm evreni etkiliyor.

Dünyanın birçok yerinde yeni çağın yolu (enerji, şifa, yaşam şekli vb) hastanelerde doktorlar, sağlıkçılar tarafından uygulanıyor. Veya psikologlar, psikiyatristler, fizyoterapistler gibi uzmanlar tarafından takip ediliyor. Gittikçe uzmanlaşma alanları oluşuyor. Darısı Türkiye’nin de başına…

Geleceği yeşertecek olan bu bilgelikleri yeniden keşfedip çağa aktarma zamanı…

Doğa Ana’nın bahçesinde yürürken herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor.

Yeryüzünün güzel ruhlu eğitimcilerine, öğretmenlerine, görevlilerine, rehberlerine selamlarımı iletiyorum.

Yeniden birlikte ağaçlarla kardeş olacağımız günler gelecek.

Sevgiler,

Burcu Yeryüzü