Genel

Taç çakraya selam ola…

Hacı Bektaşı Veli’nin de dediği gibi “Hararet nardadır sacda değildir, keramet baştadır tacda değildir”

Tasavvufta, Bektaşilikte ve diğer tekke ve dergahlarda giyilen kıyafetlerin ve takılan başlıkların hepsinin bir anlamı bulunuyor.

Bu tür dergahlarda belli bir kılık kıyafet düsturu geliştirilmiştir. Yolu süren kişi giydiği kıyafete göre bulunduğu makamı belli edebiliyor. Böylece yolu süren yol ehilleri kiminle ne konuşacağını bilir hale geliyor. Yola yeni başlayan eren adayları ile yolu uzun süredir sürüp kendini geliştiren erenin sohbetleri elbette farklı olacaktır.

Sohbetlerin de bir makamı olmalı… Her bilgi herkese verilmemelidir.

Bu yüzden de dünyanın birçok yerinde bu tür kıyafetler ve aksesuarlar kullanılmıştır.

Örneğin Japonlardan Türklere kadar bele ve başa bağlanan kuşaklar veya giydikleri hırkaların, kimonoların vb. hepsinin bir anlamı bulunuyor. Dikkat ederseniz eskiden giyilen kıyafetlerin kat kat olduğunu görebilirsiniz. Her birinin aura ile ilgili olduğunu söyleyebiliriz.

Aşağıdaki takkeler ve başlıklar da bu topraklarda bulunan sembolik kıyafetlerden bazıları…

Başa sarılan takkelerin kaç dilimli olduğu, rengi, deseni gibi sembollerin hepsi taç çakrayı ifade ediyor. Ve tabi kişinin tekamül sürecini…

Bugün böyle semboller çok kullanılmıyor ancak modern toplumlarda da sembolizmin dili hala kullanılıyor.

Kişinin marka sembollerini bir kenara bırakıp, bilinçli bir şekilde kendi sembollerini keşfetmesi ve bunları hayatına dahil etmesi çok önem teşkil ediyor.

Işık ile…