Dünyanın Manyetik Alanı Değişiyor

“Dünya’nın manyetik alanı, diğer adıyla jeomanyetik alan, Dünya’dan uzaya doğru uzanan manyetik alandır. Dünya’dan çıkan manyetik alan, Güneş’ten gelen yüklü parçacıklardan oluşan Güneş rüzgarlarıyla buluşur. Manyetik alanın büyüklüğü, Dünya yüzeyinde 25 ve 65 microtesla arasıdır.

Kaynak: Vikipedi

Son zamanlarda dünyanın manyetik alanının değiştiğiyle ilgili haberleri görmüşsünüzdür.

Peki bunun nedeni nedir ve bu iyi bir haber midir? Bilim insanları da araştırıyor.

Ancak yolu süren ışığın temsilcisi birçok kişi neler olduğunu az çok tahmin edebiliyor.

Bana göre bu değişimin altında frekansın etkisi oldukça yüksek. Elbette başka türlü türlü nedenler de bulunuyordur. Ben burada ilgi alanım olan frekans üzerinde duracağım.

İnsanlar ve toprak ana arasındaki iletişim artıyor. Schuman rezonansı yani Doğa Ana’nın frekansı gittikçe yükseliyor…

Ve bizler çakralarımızı açıp Doğa Ana’ya bağlanıyoruz. Aşağıdaki resimlerde bu durum çok güzel gözler önüne serilmiş durumda.

İnsanların çakraları açılıp DNA aktivasyonu oluştukça dünyanın manyetik alanı değişmektedir. Foton kuşağı, güneş ışınları, 11:11 enerjileri, ışık kodları, dna aktivasyonu derken hem Gaia hem bizler zaten yoğun bir enerji içindeyiz.

Hatırlarsanız 11.11.11 kapısında kollektif olarak yapılan meditasyonlara doğa ana da tepki vermişti. Ve kendisi bizlere ahengli dna sarmalına benzer bir sinyal göndermişti. Habere buradan bakabilirsiniz: https://yeryuzusifasi.com/2018/12/06/1111-kapisinda-tum-dunyaya-yayilan-gizemli-sismik-dalga/

Hep birlikte yeni bir çağı başlatıyoruz. Bizler ve Doğa Ana daha yüksek frekanslı bir yaşam formu haline geliyoruz. Çünkü biz yeryüzünün çocuğuyuz. Onun yok edilmesini durdurup değişimi başlatan gökkuşağı savaşçılarıyız.

Bu yüzden frekans arttıkça 3. Boyuttan 5. Boyuta geçiş dünyanın manyetik alanını ve ekseni de etkilemektedir.

Manyetik alanın değiştiğiyle ilgili haberleri okudukça aklıma her zaman Carlos Castenada’nın kitabında okuduğum bölüm geliyor. Sizlerle de paylaşmak istedim.

Bu konu yeni çağın ışık taşıyıcılarını yakından ilgilendiren bir konu…

Kitabın yazarı Carlos bir antropoloji öğrencisiyken yolu sürmeye başlıyor. Toltek şamanları ve yaqui kızılderilerinden aldığı eğitim sonrasında hakikat algısı tamamen değişiyor ve yeryüzünün koruyucusu bir insan haline geliyor. Tabi yıllarca eğitim görüyor bunun için…

Kitapta da değinildiği üzerine gelmesi gereken tüm görücülerin, görevlilerin yapması gereken bir iş: Dünya’nın birleşim yerinin kayması… Bunun için tek yapmanız gereken şey yolu sürmek, pozitiften beslenmek, sevgi frekansına çıkmak, çakralarınızı dengeli bir şekilde açmak. Işığın ve frekansın yükselmesine katkı sunmak. Önemli bir not düşeyim. Çakralar zamanla açılır. Açılması ve temizlenmesi uzun sürelidir ve emek ister. Bir gecede açılmasını beklemeyin. Eskilerin dediği gibi rehbersiz yola girmeyin. Işık işçileri şu an da dünyada bunun için bulunuyorlar. Kendinize uygun görevlilerle yolu sürmek çok önemlidir.

Kitaptaki bölüm:

“Ustamın bana verdiği iş ve nagual olarak benim görevim, yeni başlayan dönem için, yeryüzünün birleşim noktasının yerini değiştirmek.

Bu hariç her şeyi bekliyordum. Birkaç saniye tepki gösteremedim; açıkçası Carlos’un bana anlattığı şeye dair en ufak bir ipucuna sahip değildim.

Birdenbire, işinin kocamanlığı muhakememi kalbinden vurdu ve kendimi, ya Carlos’un deli olduğunu düşünürken ya da onun konuşmakta olduğu şeylere dair en küçük bir fikrimin olmadığını düşünürken buldum.

İçine düştüğüm karmaşa giderek artarken, düşüncelerimi okur gibiydi. Küçük bir kafa hareketiyle onaylama işareti yaptı ve mırıldandı: “Bu iş böyledir. Böyle bir şeye katılmak için deli olmak gerekir ve bunu yapmanın olanaklı olduğuna inanmak için daha da deli olmak gerekir.”

Ona böylesi bir meydan okumayı bir insanın nasıl düşünebildiğini sordum.

Carlos: “Kendi hareketli birimine sahip olan öteki dünyaya -inorganik varlıklara- benzer biçimde yeryüzü de kendi hareketli birimine sahip ve bu biziz. Yeryüzünün çocuklarıyız.

Kafi sayıda savaşçının birleşim noktasının hareketi, çağın kipliğini değiştirebilir, yani benim üstünde çalıştığım şey de bu.”

Yeryüzünün birleşim noktasının geçmişte birçok kez konum değiştirdiğini ve bunun gelecekte tekrarlanacağını açıkladı.

Son zamanlarda, sürekli bir biçimde akıl bölgesine doğru yer değiştirmişti:

“Bu olağanüstü, çünkü bir kez sabitlenince, insanlık öteki dünyaya gitmenin bir fırsatını yakalayacak ve erkek, kadın insanların çoğu bilinçlenecek.

Geleceğin görücüleri için meydan okuma; çok doğal bir biçimde, herhangi bir anda dönebileceğimiz, yeni bir merkez, gezegenin düzenli bir konumu haline gelene, orada sabitlenene kadar, gerektiği kadar uzun bir zaman süresince bu odaklanmayı yerinde tutmak olacak.

Yeryüzü dikkatinin yeniden odaklanması, birçok nagual kuşağının müşterek eyleminin bir ürünüdür.

Yeni görücüler onu bir olanak gibi tahayyül etmiş ve onun Kural’a ait olduğunu keşfetmişlerdi.

Niyetleriyle onu kuluçkaya yatırdılar ve bu işe adanma zamanının şimdi olduğuna karar verdiler.”

“Bu hareketin etkisi nedir?” diye sordum Carlos’a.

“Gezegenin sabitliğini hareket ettirmek, köleye indirgendiğimiz bu dramatik durumdan çıkmanın tek çaresi.

Uygarlığımızın gidişatının başka çaresi yok, zira kozmosun uzak bir noktasında yalıtılmışız.

Eğer bilinç yolunda yolculuk yapmayı öğrenmezsek, insanlığın kendi kendini yıkımıyla sonuçlanacak, öyle bir umutsuzluk ve yoksunluk durumuna ulaşacağız ki.

Bizim tercihimiz savaşçının yoludur, diğer türlüsü sönmedir.

Bununla birlikte, işimin global etkileri ne olacak bilemiyorum.

Yeryüzünün birleşim noktası çok büyük; dev boyutta bir atalete sahip.

Benim görevim bir kıvılcım çakmak, fakat bütün barutun alev alması zaman alacak.

Aslında, bu sadece benim işim değil, gelmesi gereken bütün görücülere ait bir iş. Birleşim noktası bilgisi, tinin modern insana yaptığı eşi benzeri olmayan bir hediyedir, ve bu devrin kipliğini değiştirecek katalizördür.

Bu bir ütopya değil, iki adım ötemizde duran gerçek bir olanaktır. Bu işi başarıyla tamamlama şansım üzerine tefekküre dalmayı çok değerli bulmuyorum, fakat işimi sürdürüyorum, çünkü bana düşen tek şey bunu yapmak.

Kişisel olarak, hiçbir kuşkum yok. Geleceği aydınlık olarak görüyorum, zira o bilince aittir, büyücüler için bunun anlamı onun nagualizme ait olmasıdır.”

Not: Yazıda geçen büyücülüğü bilgelik ile nagual terimini ise lider ve görevli şaman olarak açıklayabiliriz.

Yeryüzünün ve insanların şifalanması dileğiyle…

Işık ile…

Burcu Yeryüzü

Manyetik alanın değiştiğiyle ilgili habere buradan bakabilirsiniz: https://www.nature.com/articles/d41586-019-00007-1?utm_source=facebook&utm_medium=social&utm_content=organic&utm_campaign=NGMT_2_JAL_Nature