Genel

Yunus Emre ile Hacı Bektaşı Veli’nin Hikayesi: Buğday mı İstersin, Himmet mi?

“Köyünde, çiftiyle çubuğuyla uğraşan Yunus, kıtlık olduğu bir yıl pek bunalmıştı. Duyuyordu. Kırşehir’e yakın Sulucakraöyük’de Hacı Bektaş Sultan derler bir pîr varmış. Kendisine başvuranlada buğday veriyormuş.

Yunus da, Hacı Bektaş’a başvurmaya karar vermiş. Sulucakaraöyük’e yaklaşınca düşünür.

“Boş giden boş çıkar derler” ama ne götürsün?

Dağlardan alıç toplar, öküzündeki heybelere doldurur ve dergâha gider.

alıç ile ilgili görsel sonucu

Hacı Bektaş’a, Yunus’un geldiğini ve alıç getirdiğini söylerler. Yunus’un bu davranışı, Hacı Bektaş’ın pek hoşuna gider ve bir dervişle ona haber yollar:

– Buğday mı ister, himmet mi?

Yunus: “Ben himmeti ne yapacağım, bana buğday lazım” der.

Hacı Bektaş: “Peki hurcunun aldığı kadar buğday doldurun” der. Emri yerine gelir ve yola düşer Yunus.

Fakat yolda, “Ben ne yaptım? Himmet alsaydım, buğdayı da bulurdum” diye düşünür ve geri dönüp Hacı Bektaş’a “Buğdayları boşaltsınlar, sen bana himmet ver” der.

Hacı Bektaş: “O geçti artık, o ihsanın anahtarını Tapduk Emre’ye verdik, git nasibini ondan al” diye cevap verir.

Yunus, Tapduk Emre’ye gidip derviş olur. Kırk yıl hizmet eder, tekkesine odun taşır.”

Kaynak kitap: Yunus Emre – Abdülbaki Gölpınarlı

7 Ulu Ozanlar belgeselinde ise hikayede himmet yerine nefes kelimesi geçer. Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus’a nefes teklif  eder ve sonunda şöyle der.

“Senin kilidinin anahtarını Tapduk Emre’ye verdik.”

Ve böylece Yunus dergahın kapısından ilk adımını atarak içeri girer.

Belgeseli buradan izleyebilirsiniz: https://m.youtube.com/watch?v=G-WxwVxEb6s

Görsel tasarım: Mahlukat