Genel

Dünyaya Veganların Perdesinden Bakmak

Yaşam enerjisi ile dolu ya da böyle yaşam gücü ihtiva eden sebze, pişirilmemiş, pişmemiş salata türü yiyecekleri yiyin, sizden et tüketimini sınırlandırmanızı talep ediyoruz. Bir kez daha, korkunun, tarafınızdan öldürülen ve Gezegenin titreşiminin düşmesine neden olan hayvanlarınız tarafından yaratıldığını ifade ediyoruz.”

Kryon

Ne demiş ozanımız “Bir derdim var bin dermana değişmem”

Veganların bakışından dünyaya bakmak için dert sahibi olmak gerek. O dert de “Can”ın derdidir.

Veganlar, vejetaryenler, ekolojistler, çevreciler, vegan feministler vs. diye liste uzar gider… Görevli yıldız tohumlarının hepsinin bir misyonu var. Yazının devamında bu konulara değineceğim.

Ama öncelikle “bütün insanlar vegan olsun” gibi bir fikrim yok. Vegan paylaşımlar yapınca öyle düşündüğümü sanıp yazanlar oluyor.

Veganlar insanlığın tekamülü için buradalar. Rahatsız oldukları bir dertleri var ve onu göstermek için buradalar. Görevleri bu. Dönüştürücüler.

Vegan beslenme ve bakış açısı çoğalsa da… Toplumun çoğunluğu zaten yemeye devam edecektir. Bunda bir behis yok. Hasata kadar böyle devam edebilir bu süreç.

İnsanlar düşürülmüş Dna yapısı gereği etçil olabilirler. Et yemezlerse sağlığı düşebilir vs vs. Zira inisiye olmamış birçok kişinin yaşam enerjisi düşüktür zaten. Enerjiyi alt çakralardan çekmektedirler. Bu da sürekli olarak protein ihtiyacını doğurur. Proteini de en kolayından gidip etten alırlar. Yükselişi yaşayanlar ise zaten ister istemez daha sebze türü beslenmeye geçiyor.

5. Boyut Beslenme Şekli

Vegan beslenme şekli 5. boyut beslenme şeklidir. Yeni çağda veganlık aslında hassasiyetten de öte bir şey. Bedeninize taze fresh gıdaları almakla ilgilidir. Yaşam enerjisini evrenden çeken kişi, ete çok ihtiyaç duymaz hatta ağır gelir.

Örneğin Reiki’ye uyumladığım kişilerde “eti azalttım” diyenler oluyor. Çünkü Reiki içinde aktıkça kişinin yaşam gücü enerjisi güçleniyor. 7, 12 ve üstü çakralar açıldıkça bedensel ruhsal zihinsel birçok şey değişiyor.

Sonuçta dünya ve insanlar tekamül ediyor. Gelecekte dünyada yeni nesil yaşayacak ve onlar şimdiden veganizmin ayak sesini duyurmaya başladı. Çoğunun Dna’sı ve geldiği galaktik boyut yüksek.

Eskiden de Yolu süren üstatların çoğu vegan, vejetaryendi… Zaten onların da yüksek boyutlardan geldiği söyleniyor.

Doğa Ana

Bazen bana Doğa Ana kim diye soruyorlar. Geçmişte ben de farkında değildim Doğa’nın bir ruhu olduğunu… Taaki uyanışı hissedene kadar.

İçinde yaşadığımız gezegen canlı ve bir ruhu var. Halklar onu Toprak Ana, Doğa Ana, Pachamama diyerek işaret etmiştir.

Hatta bugün doğayla bütünleşik yaşayan toplumlardaki gibi frekansını yükselten herkes Toprak Ana ile iletişim kurabilir. Ondan mesaj alabilir. Bu bir metafor veya romantik bir bakış açısı da değildir. Kadim bilgeliktir. Modern bilim de gaia teorisi olarak bu konuyu gündeme taşımıştır artık.

Velhasıl dünyanın bedenine yukarıdan baktığımızda ne kadar büyük bir bedene sahip olduğunu hissedebiliyoruz. Peki ya ruhu?

İnsanların ruhu/ışığı da bedenlerinden kat kat büyük. Toprak Ana’nınkini düşünemiyorum bile.

Toprak onun tenidir. Dünyanın üstünde yürürken zerafetle yürümemiz gerekmez mi?

Doğa Ana’nın Bizim Korumamıza İhtiyacı var mıdır?

Burada insanmerkezci, antroposentrik bir bakış açısıyla doğayı koruyalım demiyorum.

Bir kızılderili bilgeliğiyle doğanın acısını görmeli insanlık.

Doğa ananın bizim korunmamıza ihtiyacı yoktur elbette, bu felsefeyi 10 yıldır anlatıyorum. Ama insanın geldiği noktayı ve tepemizdeki kara bulutları da biliyoruz.

Bu yüzden Doğa Ana’ya bir şey olmaz düşüncesi insanlarda şu fikri doğuruyor. Doğa çok güçlü biz ne yapsak ona bir şey olmaz.

Bu doğru değil O acı çekiyor.

Kendi bedeniniz üstünde yaşayan canlılar olduğunu düşünün. Ve onların bedeninize zarar verdiğini… Siz olsanız ne yapardınız. Bir silkeler atardınız muhtemelen.

İşte Doğa Ana da böyle bir dönemden geçiyor.

Ve şu an da Tanrı, melekler, yerin göğün ışıklı ruhları her yerden onu kurtarmak için buradalar.

Hatta kainatın birçok yerinden gelen görevli ruhlar da bunun için burada.

Ve uzay tarihi yok edilen gezegenlerle dolu. İnsanlar öldüğü gibi gezegenler de ölebiliyor. Holivid sinemasında aksiyon filmlerinde bile bunlar işleniyor artık.

İnsan Türünün Görevi Koruyuculuk

Dikkat çekmek istediğim bir şey daha var.

İnsan türünün, geçmişte bilinci düşürülmeden önce ışığın galaktik temsilcileri tarafından buraya koruyucu tür olarak ekildiği söyleniyor.

Bu yüzden kendi özünü bilen insanın bir görevi vardır. Öncelikle kendi tekamülünü aşmak ve sonrasında bir gerçeğe bel bağlamak. Ardından kişi hizmet etmeye başlıyor zaten.

Bunun adına eskiden beri koruyuculuk denmiştir. Samuraylar, erenler, şamanlar, askerler, hizmetliler vs.

Bütün türlerle barış içinde yaşamak insanın görevidir. Kaynaklar da da bu geçer. Yeni çağ kitaplarında da. Balinalar, yunuslar denizlerden sorumluyken karalardan da insan türü sorumludur.

Daha detaylı bilgi için Galaktik İnsan kitabına ve Yaşam Çiçeği Sırrı 1-2 kitaplarına bakabilirsiniz.

İnsan türünün ve Doğa’nın şifalanması dileğiyle.

Ve öyle oldu.