Genel

Mini Rüya Defteri

Şamanlara göre yaşam çok katmanlı bir rüyadır. Onlar günlük yaşantımızla rüya alemi arasında parelellikler bulunduğunu söylerler. Hatta bir şeyin önce batında, gayb aleminde veya parelel evrende diyebileceğimiz alanda oluştuğunu sonrasında bizlerin o gördüklerimizi bu gerçeklikte deneyimlediğimizi söylerler. Bu yüzden rüya en az burası kadar gerçektir derler. Örneğin Tasavvufta bu dünyaya yani 3. boyut gerçekliğine yalan dünya denmiştir. Bu öylesine söylenmiş bir söz değildir. İnsanlar sık sık dile getirir bu gerçeği… Hep söylüyorum halklar kuantum alanında yaşıyor. Niyet ve evren ilişkisini gerçekten çok iyi çözmüş durumdalar. Çünkü kültür birikimli ilerler. Ve çalışan bir tekniği her zaman devam ettirirler.

Ancak rüya kapısı sırlı bir alemdir. Bilim insanları da yeni yeni bu perdeyi aralamaya çalışmaktadır. Rüya ve kuantumla ilgili belgesellerde bizlere şaşırtıcı bilgiler verseler de hala bu alan gizemliliğini korumakta…

Örneğin rüyalar kısa sürüyor gerçek hayat böyle değil diye düşünebilirsiniz. Mevlananın da dediği gibi rüya aleminde bedenimiz 4 elementten kurtulup can yaylasına sıçrıyor. Bizim bildiğimiz 3. boyut hali gündüz gözüyle göreceli olarak daha uzun sürebilir. Ancak bu konuları daha iyi anlamak için kuantumun açıklamaya çalıştığı parelel evrenler ve boyutları incelememiz gerekiyor. Frekans yükseldikçe 5. boyut ve diğer boyutları anladıkça bu konuları da daha iyi çözümleyeceğiz diye düşünüyorum. Yoksa rüyamızda gördüğümüz birçok şeyin gündüz başımıza gelmesini başka nasıl açıklayabiliriz ki? Bazı kişiler rüyasında gördüklerini naklen yaşayabiliyor. Hatta eskiden görücü analar varmış, sizin yerinize rüyaya yatıp gelen mesajı size aktarırmış. Düşünün geçmişte bu alanda şifacılık yapmış kişiler bile bulunuyor.

Bu alan sırlı halini koruyadururken aslında öteden beri birçok kültürde rüyalara önem verildiğini de görüyoruz.

Bu yüzden hem kadim bilgeliğin hem de bilimin izinde rüyalarımız yaşamı anlamak için bizlere güzel bir rehberlik sunabilir. Ancak iyi bir rüya görücü olmak için önce bilinçaltı rüyalarını geçmeniz ve evrensel enerjiye açılmanız gerekir. Bu da zamanla tecrübe ve deneyim kazandıkça gerçekleşir. Belki bir müddet bu alanda araştırma yapıp, kendi rüya aleminizde staj görmeniz gerekebilir. Örümcek ağı teorisinde olduğu gibi herkes yaşam ağından bir parça çekiyor ve sonunda kolektif olarak ağı titreştiriyoruz. Herkesin enerjisi düşüncesi evrende bir şeye sebep oluyor. Bu yüzden bizler her türlü niyet ve dileklerimizde bütünün en yüksek hayrını gözetmeliyiz ve bu şekilde niyetimizi mühürlemeliyiz. Atom altında yaşamı birlikte ördüğümüzü hep hatırlamalıyız. 🙏

Şimdi rüyalarınızı hatırlamak için kendinize ilk elden bir mini rüya defteri yapabilirsiniz. Özellikle gece veya sabah uyandığınızda notlarınızı alırsanız faydasını görebilirsiniz. Beğenmediğiniz bir rüya olursa yastığınızı ters çevirip yeniden rüyaya yatabilir ve yeni bir niyetle rüya tohumu ekebilirsiniz. Yastığı ters çevirmek babaannemden kalma bir yöntem. Bunu bir şaman kitabında da okumuştum. Görüldüğü gibi işe yarayan teknikleri halklar her zaman kullanmıştır. Yastığı ters çevirmek gördüğünüz olumsuz diyebileceğimiz rüya ile olan bağınızı kesip yenisini ekmenize yarar. Yaşam an’da oluştuğu için her an niyetinizle daha güzel olasılıkları yaratabilirsiniz.

Akşam uyumadan önce rüyaya yatıp istihare de yapabilirsiniz. “Bütünün en yüksek hayrına Rüyamda şifalanmayı diliyorum.

“…….” ilgili rehberlerimden ve yüksek benliğimden bana yol göstermesini diliyorum” diyebilirsiniz.