40 Erenler: Kırklar Semahı

Alevi-Bektaşilikte 40 Erenlerin çok önemli bir yeri bulunur.

Örneğin bir deyişte “Kırkların sürdüğü yolu gözle dur” demişlerdir.

Peki kimdir 40 erenler?

Görevleri nelerdir?

“Yol”a girenlere hangi mesajı ve ilmi verirler?

Biraz birlikte inceleyelim istedim.

Örneğin hem Alevi Bektaşilikte hem Tasavvufta gördüğümüz 40’lar kavramını, Şamanizmde veya Hristiyan kültürde görebiliyoruz.

Bu kavram ilk olarak Şamanizmde karşımıza çıkıyor.

Halk arasında bilindiği üzere “40 Eren tarafından veya 40 Şaman tarafından korunan kutlu kişilere Kırklı adı verilir.”

Yukarıdaki yazıda işaret edilen 40’ların yükselmiş üstatlar, erenler gibi ulu kişiler, varlıklar olduğu çok açık.

Demek oluyor ki Kırk Erenler seçilmiş şamanları koruyor, eğitiyor ve Yol’a sokuyor.

Eren kelimesi de zaten Orta Asya’daki şamanların kullandığı “eeren” kelimesinden gelmektedir.

Ben bu yazımda daha çok Anadolu erenlerinin ve şamanların 40’larla olan ilişkisini açıklamaya çalışacağım.

Geçtiğimiz senelerde şifacılık araştırmalarıma ilk başladığımda bir Alevi araştırmacısı ile görüşmüştüm. Alevilikle ilgili çeşitli kitapları bulunan bir yazardı kendisi.

Ona şamanizm ve alevilik arasındaki ilişkiyi sorduğumda bana şöyle şöyle söylemişti: “Şamanizm dünkü çocuk. Asıl kökeni Mu’da aramak gerekir”

Çünkü Lemurya yani Mu hem şamanların hem paganların hem de birçok ezoterik öğretinin asıl kökenini oluşturuyor.

İnsanlığın kökenini başlara kadar takip ettiğimizde yolun tee Lemuryadan, Atlantisten geldiğini görüyoruz.

Kadim ve antik uygarlıklar bu konuda hala araştırılmayı bekliyor. Bizler de yolu sürdükçe keşfediyoruz.

Kırklar Semahı: Miraçlama

Kırklar semahı gerçek erenlerin yeridir derler.

Ve her şamanın, peygamberin, erenin, inisiyenin, görevlinin yolu buradan geçer.

Şamanın bindiği ruhsal at şamanı göklere çıkarıp hem 40’lar ile hem de Tanrı ile görüştürür…

Burada Peygamberlerin bindiği “burak adem”, “Hz. Burak” ile şamanların bindiği Ruhsal At arasındaki benzerlik çok açık görülmektedir. Her ikisinin bindiği at ulu ruhsal bir enerjidir.

PURA HAN Türk ve Altay mitolojisinde At Tanrısı.

Konuyu daha iyi anlamak için bir alıntı daha yapıyorum.

“Bura Han olarak da bilinir. Şamanların göğe çıkmak için kullandıkları atlara Pura (Bura) adı verilir. Azerbaycan Türkçesinde Bura’dır. Sonraları İslamdaki Burak adlı binek ile özdeşleşmiştir. Bu hayvanlar kurt başlı olarak betimlenirler. Bu atları kendilerine Pura Han getirir. Pura Han ve Puralar şamanı kötü ruhlardan korurlar. Ülgen Han’ın oğludur. Şamanların gökyüzüne çıkmak için kullandıkları, kurt başlı atların adı Puradır. Bu atlar şamanları kötü ruhlardan korurdu. Bur/Pur kökünden türemiştir. Bu kök, at, geyik, deve gibi anlamlar içerir. Bura / burçın (geyik), burcu (parfüm) sözleriyle kökteştir. Buğra sözcüğüyle aynı kökten gelir. Buğra, erkek deve demektir. Porhan (şaman) sözcüğü ile de bağlantılıdır. Altay Türklerinin Tengricilik inancında şamanların Köktengri’ye yükselmek için bindikleri kanatlı atın ismide Puura’dır.”

Kaynak: Türk Söylence Sözlüğü

“Her şamanın bir ruhu vardır. Bunlardan biri de “bura” , “bur” , “pur” gibi çeşitli sözcüklerle ifade edilen ve kutlu kabul edilen PURADIR. Geyik anlamında da kullanılır. Geyik boynuzları Şamanların önemli sembollerindendir. Türk mit ve efsanelerinin bir çoğunda, geyiğin peşinden giden ve kutlu bakır, altın veya demir dağdaki mağaradan içeri giren yiğitler orada güzel bir kadınla karşılaşır. Çoğunlukla mit ve masallarda kahraman; dişi bir geyik tarafından maden dağa (demir-bakır-altın dağ) çekilir ve evleneceği güzel kadını burada bulur.”

Kaynak: Alparslan Salt

Rüzgar Atı

Çok beğenerek okuduğum “Şamanın Bedenindeki Kadın” isimli kitaptan rüzgar atının çizimini paylaşıyorum.

Yukarıda alıntıladığım yazılarda dikkat ederseniz Ruhsal atın kafasının kurt başlı olduğu söyleniyor.

Kurt, Kartal ve Aslan…

Bu 3 sembol ezoterizm de Sirius ile ilgilidir. Sirius Kuran’da Tarık ve Şura yıldızı olarak da geçmektedir. Bunları da yine göksel enerjilerle ilgilenenler için not düşmek istedim.

Kırklar konusuna dönersek Ekşiden güzel bir yorum paylaşacağım:

“tasavvuf ve bektaşi inançlarına göre insanların tanrıya en yakın, hatta ona karışmış, onunla kaynaşmış, kendini onda helak etmiş olanına kutb denir. ondan sonra, ebedi hayata geçince yerini alacak olan sağ ve sol imamlar gelir. bunların üçü, en yüce insanlardır. onlardan sonra gelen dört ermişe evdat derler. sonraki yedisine erkan denir. daha sonraki kırk ermişe abdal derler ki , kırklara karışmak sözü buradan çıkmıştır.”

Doğumda ve Ölümde 40 Sayısının Önemi

Hepimi biliriz bir kişi öldüğünde onun 40’ı çıkarılır. Bu şamanizmden kalma bir ritüeldir. Çünkü atalar kültü en iyi şamanizmde bilinir.

Ölen kişinin ruhuna dua edilir günahları affolsun, kendini yalnız hissetmesin ve yeniden doğarken ailesini güzel seçsin diye..

Ve ruh anne karnına 40’ı çıktıktan sonraki gün doğar. Anne karnına ruh 41. gün üflenir.

Bilim de bunu doğruluyor. Anne karnındaki ceninin 41. gün hareket etmeye başladığını söyleyerek…

Ölmeden Önce Ölünüz

İnsan büyük alemde küçük alemdir. Doğarken de ölürken de 40’lanması gerekiyor. Çünkü evrenin ve doğanın dili matematiktir.

İnisiye olan her şamanın “Ölmeden evvel ölüp” yeniden doğacağı zaman da yine Kırkların kapısından geçmesi gerekir.

Kırklar Semahını anlatan bu resim üzerinden biraz da açıklama yapmak istiyorum. (Çizim Mahlukat’a ait)

Fotoğrafın en altında bir kapı görüyoruz. Alevle çevrili kırk erenin hepsi tek vücud resmedilmiş. Kırklar istediği zaman tek vücuddan ayrılıp gezebilir. Şaman adayını hep birlikte de eğitebilirler tek başlarına da… Onlar Ulu bir enerji formu içindediler…

Ortada miraca atıyla çıkan görevli, eren, şaman vardır. Aşağıdaki Kırklar Semahı deyişinde “Muhammed bile kırklardan geçti” diyor. Buradan anlaşıldığı üzere eren herkes Kırklara karışmalı.

Resimde ayrıca kırkların yanında 7 Ulu ozan resmedilmiş. Gören göze kim bilir daha neler vardır. Kubbeyi rahman gibi…

Beyaz ata binen kişi hiç şüphesiz ki miraca çıkan görevlidir. Resimdeki iki mum kainatın çift kutuplu enerjisine göndermedir. Yaradanın dişil ve eril enerjisine. Rahman ve rahime… Alev ışığın yeryüzündeki makamıdır. Bu yüzden Anadolu Erenleri kendilerine “Alev-i” yani “Işık” diyerek hakikati işaret eder.

Kırklar Semahı / Miraçlama

Geldi çağırdı Cebrail

Hak Muhammed Mustafa’ya

Hak seni Mirac’a okur,

Davete kadir Hüdaya!

Evvel emanet budur ki,

Piri rehberi tutasın,

Kadim erkâna yatasın,

Tarik-i müstakime!“

Muhammed sükûta vardı

Vardı Hakk’ı zikreyledi

Şimdi senden el tutayım!“

Hak buyurdu vedduha

Muhammed belin bağladı

Anda ahiri Cebrail

İki gönül bir oluben

Hep yürüdüler Dergâh’a

Vardı Dergâh kapısına

Gördü orda aslan yatar 🦁

Aslan anda hamle kıldı

Korktu Muhammed Mustafa

Buyurdu sırr-ı kâinat

Korkma, yâ habibim!“ dedi

Hatemi ağzına ver ki, 🍇

Aslan ister bir nişane! 💍

Hatemi ağzına verdi

Aslan orda oldu sakin

Muhammed’e yol veruben

Aslan gitti nihaneye

Vardı Hakk’ı tavaf etti

Evvela bunu söyledi

Ne heybetli şirin varmış!

Hayli cevreyledi bize!

Gördü bir biçare derviş

Hemen yutmak diledi

Ali yanımda olaydı,

Dayanırdım ol Şahıma!

Gel benim sırr-ı devletlim!

Sana tabiyim habibim!

Eğiliben secde kıldı

Eşiği Kıblegâhına

Kudretten üç hon geldi

Sütü, elma, baldan aldı (nefes, enerji)

Muhammed destini sundu

Nuş etti Azametullah

Doksanbin kelam danıştı

İki cihan dost dostuna

Tevhidi armağan verdi

Yeryüzündeki insana 🌎

Muhammed ayağa kalktı

Hep ümmetini diledi

Ümmetine rahmet olsun

Anda dedi kibriya

Eğiliben secde kıldı

Hoş kal sultanım!“ dedi

Kalkıp evine giderken

Yol uğrattı Kırklar’a

Vardı Kırklar makamına

Oturuben oldu sakin

Cümlesi de secde kıldı

Hazret-i Emrullah’a

Muhammed sürdü yüzünü

Hakk’a teslim etti özün

Cebrail getirdi üzüm

Hasan, Hüseyin ol Şah’a

Canım size kimler derler?

Şahım bize Kırklar derler!

Cümleden ulu yolumuz!

Eldedir külli varımız!

Madem size Kırklar derler,

Niçin noksandır biriniz?

Selman şeydullah’a gitti!

Ondandır eksik birimiz!

Cümleden ulu Yolumuz!

Eldedir külli varımız!

Birimize neşter vursan,

Bir yere akar kanımız!

Selman şeydullahtan geldi

Hü! deyip içeri girdi

Bir üzüm tanesin koydu

Selman’ın keşkullahın’a

Kudretten bir el geldi

Ezdi bir engür eyledi 🍷🍇

Hatemi parmakta gördü 💍

Uğradı bir müşkül hâle

Ol şerbetten biri içti

Cümlesi de oldu hayran

Mümin, Müslim üryan, büryan

Hepsi girdiler semaha 💫🌀

Mümin, Müslim üryan, büryan

Hep girdiler semaha

Dediler ki „Allah! Allah!“

Hep girdiler semaha

Cümlesi de el çırpıben

Dediler ki „Allah! Allah!“

Muhammed’im bile girdi

Kırklar ile semaha

Muhammed’im coşa geldi

Tacı başından düştü

Kemeri kırk pare oldu

Hepsi sardı Kırklar’a

Muhabbetler galip oldu

Yol-erkân yerini aldı

Muhammed’e yol yürüldü

Hatırları oldu sefa

Muhammed evine gitti

Ali Hakk’ı tavaf etti💫✨

Hatemi önüne koydu

Dedi saddaksın „Yâ Ali!“

Evveli sen, ahiri sen!

Zahiri sen, bâtıni sen!

Cümle sırlar sana ayan!

Dedi ki şah-ı Evliya

Şah Hatai’yım vakıf oldum

Ben bu sırrın ötesine

Hakk’ı inandıramadım

Özü çürük ervaha

Şah Hatayi

Deyişi dinlemek isteyenler:

Bu sözlerde elbetteki bilen ve yolu sürenler için gayb alemiyle ilgili gizli sırlar bulunmaktadır.

Bunları da hakikati arayanların bulması dileğiyle…

Işık ile…