Genel

Aslan Kapısı

“Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için, Gökyüzünün öğrencisi olmak gerekir”

Yukarıdaki ünlü sözü çok seviyorum. Çünkü yeryüzünün ve gökyüzünün çocukları olduğumuzu bazen unutabiliyoruz.

Neyseki antik kentlerdeki kadim yapılar bizlere göksel enerjileri hep hatırlatıyor.

Aslanlı Kapı’da olduğu gibi…

Dünyanın her tarafında Aslanlı kapılara rastlamak mümkündür. Tapınakların, dini yapıların hatta evlerdeki kapıların bekçiliğini yapan 2 tane aslan heykelini mutlaka görmüşsünüzdür.

Keza Aslanlı çeşmeler de dikkatinizi çekmiştir. Şırıl şırıl akan aslan enerjisi…

Aslan sembolizması hem yeryüzünde hem gökyüzünde gücün sembolü olmuştur.

En eski kökenine baktığınızda Antik Mısır, Sümer karşımıza çıkmaktadır. Tüm dünya hala Aslan başlı sfenksin ve piramidin sırrının peşinde…

Sfenksin sırrını yazımın sonunda bulabilirsiniz. Ama öncesinde biraz daha birlikte tarihin izini sürelim…

Eski Tanrı ve Tanrıçaların yanlarında da aslanlı bir arabaya veya aslan heykellerine rastlarız.

Mısır’da aslan kafalı Tanrıça Sekhmet karşımıza çıkarken, Anadolu ve Mezopotamya’da Kibele’in ve İştar’ın dizlerinin dibinde hep aslan heykelleri karşımıza çıkmaktadır.

Türkiye’nin dört bir yanında aslan kapılı tarihi bölgelere rastlıyoruz.

çorum aslan kapısı ile ilgili görsel sonucu

En ünlülerinden birisi de Çorum’daki Aslanlı kapı. Hititlerden kalmadır. Maalesef Aslanları çalınmış. Yeniden restore edilmiştir. Ancak enerjisi ve kapının portalı olduğu gibi durmaktadır. Gittiğinizde frekans ve enerjiyi yoğun bir şekilde hissedebilirsiniz.

Aşağıdaki kapı da Antik Yunan’dan…

Görüldüğü gibi türlü türlü örnekleri çoğaltabiliriz. Kısa bir araştırma ile hem Türkiye’de hem de dünyanın çeşitli bölgelerinde Aslanlı kapı, çeşme, takı, resim vs. bulabilirsiniz.

Sirius Aslan Kapısı

Bu kadim sembolü takip ettiğimizde karşımıza Sirius Aslan kapısı çıkıyor.

Peki nedir bu kapının sırrı?

Halkların bize tarihi eserle aktardığı ve unutturmadığı bu gerçek ne olabilir?

Burada karşımıza göksel bir enerji ve inisiyasyon hikayesi çıkıyor…

Örneğin erenlerin veya peygamberin miraca çıkma hikayesinde karşımıza bir Aslan figürü çıkıyor.

Miraçtayken aslanın istediği bir nişane olduğu söylenir. O nişan bir yüzüktür. Ve eren yüzüğü Aslana verdikten sonra miraca çıkabilir.

Göksel atalar Sirius’tan gelen enerjiler bizlerin enerji bedenini aktifleştirmekte ve miraca, yani göksel enerjilere açmaktadır. Bu enerjiler sayesinde tekamül edilir. Çakralar aktifleşir. Frekans yükselir. Dna kodları şifalanır.

Bir başka yüzük hikayesi de Davudun Yıldızı veya Süleymanın yüzüğündeki mühürde karşımıza çıkıyor.

“Yüzük kimdeyse süleyman odur” derler.

Bu mühür iç içe geçmiş iki üçgen formdan oluşuyor.

Aşağıdaki fotoğraf Hacı Bektaşi Veli Dergahının duvarından…

Bu sembol veya mühür aslında üst çakraları işaret eder. Diğer bir adı Yıldız tetrahedronu… Işık bedenin aktifleşmesi….

12’li çakra sistemi açıldığında bedendeki atomik moleküller açılmaya başlıyor.

Görüldüğü dünyadaki birçok tapınakta bu sembol bulunuyor.

Süleymanın mührü kutsal geometrinin iki boyutlu formudur. Budizmde bu formun çok boyutlu halini de görebiliriz.

Bakınız: Sri Yantra

Kalp Çakrasında da aynı sembol bulunur. Kalp frekansında titreşmek çok önemlidir. Kalp çakrasının sevgi boyutu 500 hertzin üstünde bir titreşim yayıyor.

Süleymanın yüzüğünden kasıt şudur ki; yüzük parmağımızdaki enerji hattı uyanışımızı sağlayan üçüncü göz çakrasıyla bağlantılıdır.

Aşağıdaki resminde yüzük parmağının 3. Göz çakrasıyla olan ilişkisini görebilirsiniz. Yaşam enerjiniz güçlendikçe alnınızdaki nur parlar. Ve daha yüksek ışığa, bilgeliğe erişebilirsiniz.

Üçüncü gözü açılan kişi geçmişteki deyimiyle buda, eren, şaman bilincini kazanmış kişidir. Yani bedeninde yükseliş enerjilerini aktifleştirmiştir. Bir ışık işçisi veya bir şifacı bu özelliklere ulaşabilmektedir. Hatta yeni çağda birçok kişi bu frekanslara çıkacak. Yeryüzündeki mücadele de zaten birçok kişinin yaşam enerjisini yükselmesine destek olup ışığın çoğalmasına hizmet etmektir.

Bu çakranın açılması hem Aslan kapısından gelen enerjilerle ilgilidir. Hem de gökyüzünden yeryüzünden gelen birçok şifa kodlarıyla ilgilidir. Yerin göğün bütün ışıklı varlıkları dünyadaki tekamülün hızlanması için çalışmaktadır.

Gelen enerjiler yüksek ışık kodları içerir. Kapı açılınca çeşmeden adeta aslan sütü akmaya başlar.

Pir Sultan bunu çok güzel açıklıyor:

“Açıldı cennet kapısı
Lal-ü gevherdir yapısı
Kıldan incedir köprüsü
Geçebilirsen gel beri

Canımız melek canıdır
Tenimiz Selman tenidir
İçilen Aslan sütüdür
İçebilirsen gel beri”

Aslan Kapısı Ne Zaman Açılır?

Astrolojik hesaplamalar bu kapının her yıl 6-7 Temmuz ayında açılarak tekamülümüz için bizlere harika enerjiler gönderdiğini söylüyor.

7 Temmuzda Yıldız Geçidinden gelen enerjilere 8 Ağustosta ise Aslan Kapısından gelen ışık kodlarına açılıyoruz.

Aslan Kapısını daha iyi anlamak için gelin birlikte Galaktik İnsan kitabından bir bölüme bakalım:

“Sirius çok yıldızlı sistemi dokuz yıldızdan oluşur, ama bunlardan dördü burada açıklanması gereken bir öneme sa­hiptir. Sirius A, orijinal insan-olmayan varlıkları içerir ve o Sirius çok yıldızlı sistemini oluşturan yıldızların en büyüğü ve en parlağıdır.”

“Sirius A’nın, insan-olmayan yaratıkların yaşadıgğı üç ge­zegeni vardır. Bu yaratıklar tamamen bilinçli varlıklardır ve yedi-sekiz kadem uzunluğundaki bir aslanın yapısına sahip­tirler. Bunlar, bir kedininkine benzer bir kürkle kaplı olma­ları ve arslan benzeri bir yüze sahip olmalarının dışında, çok insanımsı görünürler. “

Aslan sembolüne tarihte pek çok uygarlıkta rastlamak mümkün. Örneğin Sirius Kur-an’da Şira yıldızı olarak geçiyor. Çünkü dini semboller ve kültürler de göksel enerjilerle doludur.

Aslan kapısıyla ilgili enerjisel bilgileri Astrologları takip ederek bulabilirsiniz. Bunun için internetten araştırma yapabilirsiniz…

Bir başka Aslan sembolü de antik Mısır’daki Hathorlarda karşımıza çıkıyor.

Aşağıdaki metin “Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş Sırrı 2” kitabından:

“Hathorlar, Horus’un Sol Gözü Sır Okulunun temel ve öncelikli eğitmenleriydi. Dünyalı olmamalarına rağmen, eski günlerde, bilincimizin açılmasında yardımcı olmak için hep bizimle beraberlerdi. Bizleri içten severlerdi, hâlâ da severler. Bilincimiz giderek daha fazla üç boyutlu hale geldikçe, onları görmemeye ve öğretilerine karşılık verememeye başladık. Ancak şimdi, geliştikçe onları tekrar görmeye ve iletişim kurmaya başlıyoruz. Hathor ırkının, Venüs’ten gelen dört boyutlu varlıkların ırkının bir resmini gösteriyor. Venüs’ün üç boyutlu dünyasında onları göremezsiniz, ancak eğer Venüs’e dört boyutlu bir ayarla, özellikle daha yük­sek sürtonlar ile uyumlanırsanız, orada muazzam bir medeniyetin olduğu­nu görürsünüz. Onlar, bu güneş sistemindeki en zeki bilinç seviyesidirler ve Güneş sistemimizin altında var olan tüm yaşamın merkez ofisi ya da merkez üssü olarak görev yaparlar. Güneş sistemimize dışarıdan girecek olursanız, devam etmeden önce, Venüs’ten izin almanız gerekir.Hathorlar muazzam sevgi varlıklarıdır. Onların sevgileri, Mesih bilin­ci seviyesindedir. İletişim için ses kullanır ve kendi çevrelerinde kahramanlıklar yaparlar. Şaşırtıcı kulakları vardır. İçlerinde hemen hemen hiç karanlık yoktur: ışıktırlar – saf ve sevgi dolu varlıklardır. Hathorlar yunuslara çok benzerler. Yunuslar hemen hemen her şeyi yapmak için ses dalgalarını, Hathorlar da hemen her şeyi yapmak için kendi seslerini kullanırlar. Bizler evlerimizi aydınlatmak ve ısıtmak için makineler yarattık, Hathorlar sadece seslerini kullanırlar.

Hathorlar, üçüncü bölümde söz ettiğimiz Nefilim ile aynı boyda, 3-5 metre uzunluğundaydılar. Çok çok uzun bir süre, Dünya üstündeki insanlara sevgileri ve inanılmaz ses bilgileriyle yardım ettiler. Mısır’da ank’ın sesiyle yaratılan bir inisiyasyon vardır; Büyük Piramitteki inisiyasyonlardan biridir. Hathorlar’ın çı­kardığı ses, yarım saat ile bir saat arasında devam eden ve ara vermeksizin sürekli çıkartılan bir sestir. Öncelikle, bedensel şifa ve doğadaki dengeyi sağlamak için kullanılır.

Bizlerin Om sesi çıkartırken aynı zamanda nefes almamıza benzetilebilir. Hathorlar, nefesi burun­dan alarak ciğerlerine çekip, sonra da ağızlarından ve­rerek aralıksız ses çıkarmayı öğrenmişlerdi. Ank’ın se­si inisiyasyon törenini sürdürmek, bizler için dengeyi yaratmak üzere yaptıkları birçok şeyden sadece birisi­dir. Hathorlar, binlerce yıl Dünyada yaşayan insan ır­kına yardım etmişlerdir. Aynı anda nefes alıp vermek ve hiç durmadan ses çıkarmak duyulmamış bir şey değildir. Didgeridoo ça­lan bir Aborjin dairesel nefes kullanır. Vücuduna gi­ren ve çıkan havanın akışını kontrol ederek bir tonu bir saat durmadan çalabilir. Bunu öğrenmek aslında çok da zor değildir.”

Bu arada Venüs, sabah yıldızı Kuran’da Tarık olarak geçmektedir.

Bir başka Aslan hikayesi: Miraçlama – Göğe yükseliş

Alevi inancında Hz. Muhammed’in bedenen miraca çıktığı kabul edilir. Miraç Alevilere özgü menkıbevi bir anlatımla dile getirilir. Bu anlatımda Kırklar Meclisi de önemli bir yer tutmaktadır. Buyruklarda bu konuda nakledilenler özetle şöyledir:

Hz. Peygamber miraca giderken yolda bir arslan görür, çıkarıp yüzüğünü ona verir ve yoluna devam ederek Sidretü’l-Müntehâ’ya erişir. Burada Hz. Muhammed’e bal, süt ve elma verilir. Daha sonra Tanrı’yla doksan bin kelam söyleşir. Hz. Peygamber bu konuşmada kendisine hitap eden sesin Ali olduğunu fark eder. “Sırr-ı Ali” olarak ifade edilen.”

Kaynak: Alevice.net

Hindistan’dan bir örnek: Shakti ve Shiva

Kılıç, aslan, çiçek, kozmos gibi her elinde bir sembol tutan Shakti ve Shiva yeryüzündeki adaletin temsilcileri olmuştur. Uyanan birçok kişinin olacağı gibi… Kılıç sembolü ezoterizmde yüksek benliğin inişinin sembolüdür bu arada…

Zerdüştlük, Ahura Mazda dininden bir aslan sembolü

Kartal, boğa, aslan gördüğünüzde adres: Sirius

Dünya var olalı beri en büyük sır burada gizlenmiştir. En büyük sır Sfenks’in sırrıdır.

Kuyruktan ön ayaklara kadar vücudun toplam uzunluğu 72 metredir. Tek bir parça granitten oyulmuştur. Aslan pençeli bir boğa bedeninden bir insan başı çıkmış ve o kartallara özgü kanatlarını böğürlerine yapıştırmıştır. Üçgen bakışlarını göğe doğru dikmiş bir ifade taşır.

Ezoterik tradisyonda, Boğa/Aslan/Kartal, Sirius’un gizli adları olarak kabul ediliyor.

Film Tavsiyesi: Truman Show

Yapılan eserler, yazılan kitaplar veya günümüzde çekilen filmler görevli ruhlar tarafından yapılmaktadır.

Çünkü üstat ruhların görevi gerçekleri geniş kitlelere aktarmaktır.

Bu filmde onlardan birisi… Bundan daha güzel bir senaryo yazılamazdı bence…

Filmin başında Truman’ın başına düşen spotun üstünde Sirius yazmaktadır. Yani bu spot aslında geceleri yıldız olarak görev yapmaktadır, devasa stüdyoda…

Truman spotu görünce doğal olarak şaşırır. Yoksa hayatı bir film seti midir? Filmde Truman filmde başkaları tarafından yazılan çizilen bir hayatı yaşamaktadır. Ama bundan haberdar değildir. Sonlara doğru yavaş yavaş Truman uyanmaya başlar…

Tıpkı bizler gibi… Yavaş yavaş insanlık ailesi uyanıyor…

Bu filmi izleyen herkes hayatımızın Truman’ın hayatı gibi sahte ve bir kurgudan olduğunu düşünmüştür muhtemelen…

Yukarıda bahsettiğim gibi kendi tarihimizden yola çıkarsak eğer…

Tıpkı filmdeki gibi Sirius Yıldızı uyanmamız için bizlere ışık gönderiyor.

Bugün sizce de kendi gerçekliğimize uyanmamızın vakti gelmedi mi?

Bilirsiniz eskiler dünya için “Yalan dünya” der…

Şimdi bunun manasını bir kez daha düşünebilirsiniz…

Yeryüzünün ve gökyüzünün ışıklı ruhları eşliğinde gerçekler açığa çıkıyor.

Yaşam enerjisini yükseltenler, arınanlar hakikate uyanıyor.

Yıldızlara selam olsun…

Işık ile

Burcu Yeryüzü

Kategoriler:Genel