Şair Ruhlu Çocuk Köri: Bir İyileştirme Hikayesi…

“Tanrı mineralde uyudu, Bitkide düş kurdu Hayvanda uyandı, İnsanda kendini buldu.” Ömer Hayyam

Sizlerle Köri’yi tanıştırmak istiyorum. O Dünyanın en masum ve en tatlı kedilerinden birisi…

Onu sokakta bulduğumda 2-3 aylıktı ve gözleri enfeksiyondan akmıştı. Hayatım boyunca gözleri görmeyen kedilerle ilgilendiğim için Köri’yle karşılaşmam aslında bir tesadüf değildi. Ben onlara yardım etmek istediğim için hep onlarla karşılaşıyorduk. Evrensel enerjinin işleyiş yasası böyle çalışıyor. Neyi çağırırsanız neye bakarsanız hayatınıza onu alırsınız.

Köri ile çalıştığım PR ajansından istifa ettikten sonra karşılaşmam da bir tesadüf değildi. Karşılaştık ve sonrasında birlikte yaşamaya başladık. Ailemizin bir parçası oldu. O kadar masum ve güzel bir ruhtu ki kelimelerle anlatamam.

Köri tam 9 yıl yaşadı. Onu geçen sene 5 Haziran’da yeni yaşamına uğurladık. O dönemde birlikte birçok şey yaşadık. Çok farklı tecrübelerdi. Bu yüzden birlikte yaşadıklarımızı sizlerle de paylaşmak istedim. Çünkü bu şifalandırma sürecini hepimizin bilmesi gerekiyor.

Köri de hem epilepsi hem böbrek yetmezliği vardı. Köriciğim hayat doluydu ama hastalıkları yüzünden bedeni çok yıprandı. Epilepsi nöbetleri çok güçlüydü. Son zamanlarda da böbrekleri onu çok yıpratmıştı. Ancak Reiki ile tanıştıktan sonra her şey çok değişti.

Reiki ile tanışma sürecimiz

Hepimizin hayat yolunda tükendiği anlar olmuştur. Ben de ne zaman ki tükendiğimi hissettim o zaman kendimi şifalandırmam gerektiğini farkettim diyebilirim. Üniversiteden itibaren hayvan hakları yaşamımın bir parçası oldu. Ve yaklaşık 10 yıl boyunca zulmü görüntülemekten yaşayamaz hale geldim. Kürk çiftlikleri, deney hayvanları, sirkler, mezbahalar, yunus parkları, avcılık, barınaklar, eylemler, kampanyalar derken ruhum dünyanın dört bir yanına kaçmıştı.

Birçok kişi gibi ben de kendimi şifalandırmanın yollarını aradım. Bunun için araştırmalar yaptım. Ailemden el aldım. Şifacı akrabalarımla görüştüm. Çeşitli kitaplar ve seminerlere katıldım. Sonunda da Şamanizm ve Reiki ile dünyanın 4 bir yanına kaçan ruhumu tek tek topladım. Bunu başardığımda rüyamda tam 3 tane mavi kalp vermişlerdi💙

Ruhun Kaçışı

Şamanizmde ruh kaçması denilen bir kavram var. Maalesef birçoğumuzun ruhu/aurası dağınık bir halde yaşamaya çalışıyor. Bedenimizdeki enerji iplikçikleri her yere bağlanabiliyor. Ve orada kalabiliyor. Dünyanın manyetik alanına uyumlu olmadığımız için de geri alamıyoruz kaçan ruh parçalarımızı.. Bu yüzden de dağıldıkça dağılıyoruz. Bazen toparlansak da enerji bedenimizin işleyişini bilmediğimiz için başımıza gelenin ne olduğunu anlamadığımızdan tam olarak toparlanamıyoruz. Kısacası içsel bilgelikten ve huzurdan yoksun bir halde yaşamaya çalışıyoruz.

Reiki Terapisi

İşte Reiki ile çalışmaya başladığımda hem kendimi hem de ailemi iyileştirdim. Körinin nöbetleri azalmaya başladı. Bazen kuvars kristaliyle şifa çalışması yapıyordum.

Bazen sadece atalarımdan ve doğa ruhlarından destek istiyordum.

Keşke daha önce Reikiyle tanışsaymışım diyorum çoğu zaman. Çünkü hastalığının son safhalarında tanışmıştım. Ama her gül vaktinde açar derler. O yüzden elimizden geldiğince kendimize ve hayvanlara yardımcı olabiliyoruz.

Velhasıl Köri’nin veterinerde serum aldığı bir gün, kuzenimle birlikte güçlü bir Reiki meditasyonu yaptık. O kadar güçlü bir yardım talebinde bulundum ki çok büyük ruhlar geldi yardım etmeye. Çalışmanın sonunda kahve rengi ve siyah aurası olduğunu farkettik. Bu renkler hastalık belirtisiydi. Ve meditasyonun sonunda böbreğindeki enerjinin açıldığını parladığını gördük. Siyahlık gitti pembemsi bir böbrek şekli görmüştük. Bir ucu mavi bir ucu kırmızı bir ok gelip Köri’ye dokunmuştu. Ve onu şifalandırmıştı. Mavi Göğün ışıklı ruhlarına Kırmızı ise Yeryüzünün ışıklı ruhlarına işaretti. Buradan hepsine şükranlarımı sunuyorum. Onlar sayesinde Köri’yi ışıklar içinde şifalandırıp uğurladık.

Şair ruhlu çocuk Köri…O günden sonra iyileşeceğini sanmıştım. Ancak son nefesindeydi. Şair ruhlu çocuk Köri… Ruhlar tarafından son yolculuğuna uğurlandı. Yeryüzü ve gökyüzü ruhlarının iyileştirici şifa çalışmasından sonra melek oldu.

Bu noktadan sonra anlatacaklarım reankarnasyonla ilgili. Benim de ilk kez deneyimlediğim bir süreç olmuştu…

Reankarnasyon – Ruh Göçü

Yunus Emre’nin dediği gibi “Ölürse tenler ölür, Canlar ölesi değil”

Köri’yi Aydos Ormanına gömdük. Gömerken bir kelebek gelip üstüne kondu… Doğa Ana işaretini verdi. Dönüştü enerjisi🦋

O dönem Ebe olan bir Reiki masterı arkadaşım şöyle demişti: Köri gelecek yaşamında bir daha bu karmik hastalıklarla mücadele etmeyecek.

Köri’nin artık enerji bedeni şifalandı. Hastalıklardan kurtuldu. Bu yüzden bu çok önemli bir teselli kaynağı oldu bizim için.

İlk 15 Günün Önemi

Köri’nin vefatından sonra Reiki çalışmalarıma devam ettim. Helvasını kavurduk. Yolculuğunda bütün şifalı çalışmaları uyguladık.

Sonraki ilk 15 gün her gün Reiki gönderdim. Tibet Budizm’inde ilk 15 gün çok önemli deniliyor. Bunu ben de tecrübe ettim. Bu iki haftalık süreçte Ruhun yeni yaşamını seçmesinde yardımcı oluyoruz. Alması gereken derslerine rehberlik edip hastalıklarını şifalandırıyoruz.

Bu yüzden bütün ölenlerin ardından 3’ü, 7’si, 40’ı yapılıyor. Ölen için yemek verilip dua ediliyor. Bazen ruh gitmezse 52’si yapılıyor. Eskiden bütün bunları toplumun içinden çıkan ruhsal şifacı olan şamanlar yaparmış. Hatta bu kültür İslam’a şamanizmden geçmiştir. Öyle ki diğer İslam ülkelerinde ruhun uğurlanmasının olmadığını da okumuştum. Ve bugün bu bilgelik gelenekselleştiği için bunların manasını bilen kişi sayısı az. Hatta içi boş adetler gibi görülebilir. Ancak unutmayın halklar kuantum alanında yaşıyorlar. Bu yüzden çalışan her şeyi yaşamlarının merkezine alırlar. Ve şu an da neyi niçin yaptıklarını tekrardan keşfediyoruz.

Yapılan bütün dualar Hak kapısına ulaşıyor. Ne kadar kişi dua ederse o kadar iyi bir sinerji oluşuyor. Ölene güzel bir rehberlik sunuluyor.

Bu süreçte bir Reiki meditasyonumda Köri’nin sadece bedenini değil gözlerini de şifalandırdım. Rüyamda gözlerinden ışık saçtığını gördüm. Gelecek yaşamında gözleri göreceğinin mesajıydı bu…

Dağlar, taşlar, ağaçlar, bitkiler, çiçekler, hayvanlar, insanlar… Hepimiz tekamül ediyoruz. Devrediyoruz. Bu yüzden ruhlara rehberlik etmek hepimizin görevi.

Ölenlerin ardından yeni yaşamını seçecek ruhlara yardımcı olmak için şöyle bir şey söyleyebilirsiniz:

“Bütünün en yüksek hayrına. Gelmişin geçmişin şifalansın. Yeni yaşamın uğurlu olsun. Senin için en hayırlı yaşamı seçmeni diliyorum”

Köri 41. gün yeniden doğdu. Doğumunu hem rüyamda hem vizyonumda gördüm. Yeniden sağlıklı bir kedi olarak doğdu. Seçim onundu. İstese başka seçenekleri de vardı. Diğer seçeneklerini de gördüm. Ama o tekrardan bir kedi olarak doğmayı seçti. Bu sefer sağlıklı bir yaşam tecrübe edeceği için çok mutluyum. Bu süreçte bana ve ona yardımcı olan bütün rehber ruhlara teşekkür ediyorum. Şükranlarımı sunuyorum.

Ruhun Doğumu: 40’ını Çıkartmak

Bütün bu yaşadıklarımla birlike özellikle ölümden sonra yapacağımız şifa çalışmalarının çok önemli olduğunu anladım.

Ölenlerin 40’nın çıkartılması da yine ruhun yolculuğuyla ilgili olduğunu çok net bir şekilde ortada. Zaten 40’ını çıkartmak da bir şaman geleneği…

Ruhun 41. Gün bedene üflendiği hep söylenir. Bilimsel olarak da anne karnındaki cenin 41. gün hareket etmeye başlıyor.

Bu yüzden birisi öldüğünde ona yaptığımız dualarla onun yeni yaşam seçimine destek oluyoruz.

Bu konuda “Tibet’in yaşam ve Ölüm Kitabı”nı ve belgeselini tavsiye ediyorum. Kitabın belgeseli internette mevcut, dileyenler izleyebilir.

Artık Köricim yeni yaşamında ve gayet sağlıklı bir şekilde tekrardan doğdu. Geçmişi ve geleceği şifalandı.

Sizler de ölen dostlarınızın ardından mutlaka şifa çalışması yapıp enerji, dua göndererek onları yeni yolculuklarına güzelce uğurlayabilirsiniz.Bu yolculukta hem kendinizi hem hayvanları şifalandırmak isteyenler Reiki Şifa Seminerlerime katılmak isterseniz mail adresimden bana ulaşabilirsiniz: burcuyeryuzu@gmail.com

Yerin ve göğün ışıklı ruhlarına selam olsun…

Sevgilerimle,

Burcu Yeryüzü