Şamanın Bedenindeki Kadın: Sihirli Mantarlar

Mantarlarla, bitkilerle, yerin göğün ruhlarıyla iletişim kuran şifacı şaman bilgeliği aşkına…🌏

Barbara Tedlock’un “Şamanın Bedenindeki Kadın” isimli kitabından güzel bir “sihirli mantar” hikayesi…🍄

“Yirminci yüzyılın ortalarında ünlü bir Mazetec şamanı Meksika’nın kırsal kesimlerinde yoksulluk içinde büyürken kızkardeşi Ana’yla birlikte ormanda oynarlarmış. Bir gün güzel mantarlara rastlamışlar ve aç oldukları için onları çiğ yemişler. Maria’nın hatırladığına göre: “Kendimizi sersem hissettik, sanki sarhoş olmuştuk. Ağlamaya başladık. Sonra sersemlik hissi geçti ve büyük bir memnuniyet duyduk. Sonra da kendimizi iyi hissettik. Yaşamlarımızda yeni bir umut gibiydi.”

Anneleri ne yaptıklarını keşfedince onlara bir daha asla mantarları yememelerini öğütlemiş. Maria Sabina annesinin bu sözüne karşı geleli yirmi yıl önceymiş.Bunu kızkardeşini iyileştirmek için yapmış. Ormandan on iki mantar toplayarak altısını kızkardeşine vermiş, altısını kendi yemiş. Ma­ria okuma-yazma bilmemesine karşın hayallerinde kendisi­ni hiç tanımadığı birinin verdiği bir kitabı okuyup şarkı söy­lerken görmüş. ‘Bilge biri’ olunca kendi şamanik kaderi hakkında esrik bir duyguya kapılmış. Kızkardeşi iyileşince, bu haber dağ köylerine yayılmış.

İnsanlar şifa bulmak için Maria’ya gelmeye başlamışlar. 1954 yılında, Gordon Wasson on yedi yaşında bir oğlan çocuğu için düzenlenen tüm gece süren bir seans boyunca Marfa Sabina’yı kaydetti. Hastasına hoş, dişi bir sesle hitap ederek işe koyulur.

Sabina:

“İyi miyim?” diye sordu oğlan.

“Ruhun iyi, senin yanındayım,” diye yanıt verdi kibarca.

“Ama zor bir noktadasın.”

“Sanırım öyle” oldu oğlanın yanıtı.

Bunu söylediğinde Maria oğlanın öleceğini zaten bilir; onun ruhunu rahatlatır. Sonra sert erkeksi bir sesle mantarlardan kendisine yardım etmesini ister. Üçüncü bir sesle de kutsal mantarların kendi kişiliğinde konuşur.

Seans ilerleyip mantarların etkisi arttıkça şarkı söylemeye koyulur. Şiirsel olarak kendini mantarlara tanımlar ve hayalinde gördüklerinin tümünü listeler en dişi sesiyle yapar açılışı:

“Bekleyen kadın benim Kehânette bulunan kadın benim, Adaletin kadını benim, Yasanın kadını benim, Güney Haçı’nın kadını benim, İlk yıldızın kadını benim, Bu yüzden göğe giderim”

Sonra daha güçlü, daha erkeksi çıkan bir sesle şöyle de­vam eder:

“Dava vekili kadın benim, Alışverişlerin kadını benim, Meksikalı kadın benim, Saat gibi kadın benim, Kartala eş kadın benim, Opossum gibi kadın, Avcı köpeği gibi kadım benim, Kurt gibi kadın benim, Gücümü göstereceğim! O bir hastalık yüzünden hasta değil. Ona çarpan kaderin bir darbesi, Bedeni uykuya gitti. Onunki sıradan bir hastalık değil. Oğlumuz onu bir puma yediği için öldü. Hayvan çiftini yedi. Puma onu yedi!”

“Mazatekler bir kişinin tinsel özünün hayvan bir eşin for­munu aldığına inanırlar, bu hem olağan bir hayvandır hem de nagual adında dış bir ruh, candır. Kişi ve nagual paralel hayatlar sürerler: biri ölünce öteki de ölür.

Mantarlar Maria’ya bir pumanın oğlanın nagual’ını yedi­ğini söyler, bu yüzden oğlanın kurtulamayacağını ve netice­ de öleceğini bilir. Mantarların uyarısı sonunda oğlan ken­disi için bir umut kalmadığını anlayana kadar yineler. Öbür katılımcılar oğlanı ölüme meydan okumaya zorlasalar bile, onun rengi solar ve yere yığılır, altı hafta sonra da ölür.”“Farklı şuur durumları yaratan mantarları yeme alışkanlığı bin yıl öncesine dayanır.”

“Sibirya’nın Chukotka Yarımadası’ndaki kaya sanatı boyamaları, fly agaric (Amanita muscaria) diye bilinen kırmızı şapkalı beyaz benekli mantarların Bronz Çağı’nın başlangı­cından beri şamanlarca yendiğini göstermektedir. Pegytimel Irmağı çevresine dağılmış olan geniş kayalarda bu mantarlar ve küçük kadın figürleri çizimlerine rastlanmıştır. Mantarı yiyen kişilerin söylediği gibi ‘fly-agaric kızlar’a benzerler, her kızın başının üzerinde uçan ya da bedeninden çıkan bir mantar vardır. Bazı araştırmacılar bu mantarların suyunun Kuzey Hindis­tan’da yaşamış Aryanların kutsal içkisi soma’nın ve Yunan tanrılarına ölümsüzlük veren içkinin ana maddesi olduğunu savunur. Bronz Çağında yaşamış İskandinavyalılar ve Lapland’daki göçebe Saamiler de bu mantarı şifa ve tinsel amaç­larla kullanırlardı, çünkü bu bikti algıyı farklılaştırır, berrak, titreşen ve zamansız bir dünya yaratır. Mantar yemenin başka bir etkisi de nesnelerin biçim ve boyutlarını farklı algıla­maktır. Lewis Caroll, Alis Harikalar Diyarında adlı kitabını ya­zarken mantarın bu etkisini aklına getirmiş olmalı, çünkü Alis yediği mantarın köşesine bağlı olarak, şapkadan ya da saptan ısırmasına göre uzar ve kısalır.”

Okuyucuya Not 🙏

Bu paylaşımın amacı antropolojik ve sosyolojik bilgi amaçlıdır. Amaç geleneksel iyileştirme yöntemlerinden birini sizlerle paylaşmaktı. Mantarların çeşitli türleri var. Birbirlerine çok benzediklerinden uzman kişiler eşliğinde toplanılmalı.

Şamanizme merak salan birçok kişi tıbbi bitkilerin peşine düşebiliyor. Hatta bazıları şamanizmi halüsinojenik bitkilerden ibaret sanabiliyor. Şamanizm temelinde çok yönlü bir doğa bilgeliğidir. Yeryüzünün en sevgili çocukları onlardır. Doğayla, hayvanlarla hemhal olurlar ve türler arası iletişim yaparak yaşarlar.

Bu yüzden temelde kişinin özünü ve doğa anayı görmesi önemlidir. Tıbbi bitkiler yerine ses terapisi, şamanik davul, nefes, meditasyon, reiki gibi yöntemlerle de iç huzura, evrensel bilince ulaşabilir ve meditasyonunuzda (dalınç) vizyon, görü görebilirsiniz. Alemleri seyredebilirsiniz. Vücudunuzun şehrine girebilirsiniz. Temelde çakralarınızı “dengeli” açarak ışık bedeninizle iletişim kurabilirsiniz. Ve ışık bedeniniz sizi harikalar diyarına götürebilir.

Ne ararsanız vücutta…🌀🔑

Önce ruhunuzla ve bedeninizle iletişim kurunca dışarıdan bir şeye gerek olmadığını görebilirsiniz. Yeni çağ’ın en güzel yanı bana göre kolektif olarak çakra bilgeliğini bizlere sunması… Bunu yaparken de çakraları zorla değil, dengeli açmanız önemli olan. Çakralarınız çiçek gibi kendiliğinden güzellikle açılmalı. Zorlanırsa o açılma olmaz… Çiçek zarar görür.

Mantarların ve Doğa Anamızın ruhuna hitaben Jefferson Airplane’den white rabbit şarkısı aklıma geldi. Çiçek çocuklara selam olsun🌸Keyifli dinlemeler…

Son olarak geleneksel yöntemlerin yeniden keşfedilmesiyle ilgili sürekli yeni deneyler yapılıyor. Bunlardan bir tanesi de Bbc Türkçe’den haberleştirilmiş: Sihirli mantarlar depresyon tedavisinde kullanılabilir

Yerin ve göğün ışıklı ruhlarının rehberliğinde çakralarını açıp şifalanmak isteyenler şifa seminerlerime katılmak isterseniz mail adresimden bana ulaşabilirsiniz: yeryuzusifasi@gmail.com