Hızır İlyas Kültü: Hızır Günleri, Nevruz ve Hıdırellez

Bir Alevi dedemizin yorumuyla: Hızır İlyas Kültü: Hızır Günleri, Nevruz ve Hıdırellez

Hızır İlyas Kültü 13-14-15 Şubat Hızır günleri itibariyle başlayan ve 5-6 Mayıs Hızır ve İlyas’ın bir araya geldiği gün, yani Hıdırellez ile üst bilince kavuşan bir halk inanç biçimidir.

Halk arasında 13-14-15 Şubat Hızır günleri olarak bilinen günler doğa içinde çetin kış şartlarının doruk noktaya ulaştığı günler olarak bilinir. Halk toplulukları kendi doktrini içinde çetin ve zor koşulların içinde kendilerini ve insanlığı kurtuluşa kavuşturacak bir kurtarıcı mitos yaratmıştır.

Hızır İlyas kültü bu anlamda halk inanç doktrini içinde yaratılan birer mitostur. Alevi doktrinin de 13-14-15 Şubat Hızır günlerini kurtuluş günleri olarak ele alınır, o zor dönemin içinde cara yetişen ve insanların yardımına gelen bir kurtarıcı olan Hızır sayesinde kurtuluşa ulaşıldığına inanılır.

Bu nedenle kurtarıcı olan Hızır için Alevi canlar oruç tutar ve cem ayinleri düzenlerler. Doğa içinde Şubat ayı soğuk ve sıcak hava geçişlerinin sıkça yaşandığı bir aydır. Güneşten gelen ısı Cemre düşüşleri sayesinde doğa artık canlılık kazanır ve yaşam kıpırdamaları başlar, doğa artık gebe kalma durumuna geçer.

Aynı zamanda Kızılderili ata sözünde belirtilen “İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir.” diye belirtilen zaman dilimidir.

Dolayısıyla doğa 13-14-15 Şubat Hızır Günleri itibariyle yeni bir yaşama hamiledir. 21 Mart Sultan Nevruz bu süreçte hamileliğin sona erdiği doğa ananın doğum yaptığı ve yeni bir yaşamın başladığı gündür. 21 Mart itibariyle doğa anada sıkça görünen hava geçişleri oluşan Ekinoks sayesinde artık sona ererek hava ısı derecesi yükselişe geçer ve yeryüzü yeni bir canlılık kazanır.

Alevi doktrini doğanın bu kutsal doğuşunu kendi inanç öğretisinin kutsalı olan Şah-ı Merdan’ın doğumuyla ilişkilendirerek Şah-ı Merdan’ın doğum günü olarak kutsar ve kutlarlar. Bu anlamda doğanın doğumu olan 21 Mart Nevruz günü aynı zamanda Alevi yol doktrinin de Şah-ı Merdan’ın da doğum günü olarak kutlanır. Hızır ve İlyas Kuran da iki ayrı peygamber olarak ele alınır. Hızır ismi direk Kuran da geçmese de Ashab-ı Keyf süresi 63-72 ayetleri arasında geçen kıssada Musa ve Kularımızdan bir kul diye tarif edilen kişi Hızır olarak ele alınır.

Halk inanç doktrininde Hızır Karada, İlyas ise denizde insanların carına yani dar zamanlarına ve zor durumlarına yetişen birer kurtarıcı Mitostur.

Felsefe de biri toprağı diğeri suyu temsil etmektedir. Dolayısıyla bu iki ana temanın birleşmesiyle yaratılış meydana gelmektedir. Adem’in yaratılışı da toprak ve su karışımı olan balçıktan oluşmuştur.

5-6 Mayıs Hıdırellez günü Hızır ve İlyas’ın bir araya geldiği gündür. Doğa da ise doğumdan sonra oluşan olgunlaşmanın doruk noktasıdır. Doğa içinde yeşilliğin en görkemli ve doruk noktada olduğu gündür. Doğa artık bütün nimetleriyle güzelliğini sergilemiş ve olgunluk dönemine girecektir. Bu Alevi doktrininde bu aynı zamanda varılabilecek en üst bilinç olan kamil insan bilincidir.

5-6 Mayıstan itibaren doğa artık olgunlaşma dönemine girer ve ağaçlar meyvelerini, tarlalar hasatlarını olgunlaştırmaya başlarlar yeşillik artık olgunlaşma rengi olan sararma durumuna geçer. Hasat dönemleri artık yakındır toprakla uğraşan canlar için. 5-6 Mayıs Hıdırellez doğa ananın nimetlerini insanlığın hizmetine verdiği ve bütün cömertliğini sergilediği gündür.

Bu nedenle Halk kültün de 5 Mayısı 6 Mayısa bağlayan gece tutulan tüm dilekler doğa ananın cömertliği sayesinde yüce yaratıcı tarafından kabul edileceğine ve gerçekleştirileceğine inanılır. Alevi Öğretisin de bu 5-6 Mayıs gecesi Hızır ve İlyas bir araya gelir ve insanlığın kurtuluşu için istişare yaparlar. Bu nedenle Hıdırellez Gecesi Alevi yol öğretisinde kutsal sayılan gecelerden biridir.

Bu gece cemler düzenlenir, Gülbenkler okunur, lokmalar dağıtılır, gün içinde kutsal mekanlar ziyaret edilir ve murad bekleyen, gözü yolda olan tüm canlar yüce yaratıcıdan dilek dilerler.

Hak Cümle Canların Dileklerini Dergahı İzzetinde

Kabul Eylesin. Aşk İle…

Gökmen Savak