Genel

Özünün eri olmak: İçimizdeki dinmek bilmeyen istekleri nasıl gideririz?

Kardeşim! Sen düşünceden ibaretsin, geriye kalan et ve kemiksin. Gül düşünürsen, gülistan olursun. Diken düşünürsen, dikenlik olursun.” Rumi

Hepimizim bildiği gibi modern toplumların en büyük sıkıntısı tüketim toplumu olması. Adeta homo-tüketiciyiz. İçimizdeki taleplerimiz bir türlü bitmiyor maalesef. Zira insan büyük alemde küçük alemdir. Atom altında hepimiz birbirimizle bağlantılıyız. İçimizde birçok şeyi barındırıyoruz. Bunu da benzer benzeri çeker yasasıyla açıklarsak; herkes birbirinin aynası oluyor.

“Kainatın aynasıyım madem ki ben bir insanım” diyen Aşık Daimi bu aynalama durumunu çok güzel özetlemiş…

Aynalama normalde güzel bir şey olabilir, kolektif bilinci besler. Bir gül ailesine mensup olsaydık gül gibi düşünürdük veya bir turna ailesine mensup olsaydık turnalar gibi düşünürdük.

Ama bizler insan ailesine mensubuz. Ve kolektif bilincimiz tam bir kaos ve curcuna. Bu yüzden özüne dönemiyor insanlık.

Halden hale girmekle meşgulüz. Ne yediğimiz ne içtiğimiz ne giydiğimiz belli… Ne düşüncelerimiz ne de davranışlarımız…

Toplumun, arkadaşlarının, ailesinin endişelerini, evhamlarını, kötümser aurasını sürekli üzerine giyip durmakla meşgul insanlık. Bunu yaptığını bile bilmediği için kimseyi suçlamamak gerekiyor.

Bu yüzden bilinci düşürülmüş bizler için aynalama sorundan başka bir şey değil maalesef.

Kendini bilmeden her şeyi isteyen bir canlının da dertten başka bir şeyi olmaz. İstediği şeyi elde etse bile bir müddet sonra sıkılır. Çünkü hala düşürülmüş bilince ayna olmaktadır. O dağ senin bu dağ benim arar durur. Her taşın altına bakar üzerine her türlü kıyafeti giyer yine de mutlu olamaz. Ve bu sorun yeryüzündeki bütün insanlığın sorunudur. Kendini, özünü bilen insan şu anda mumla aranıyor.

Yükselen ruhlar

Dünyamız yükselişe geçen ruhlar sayesinde biraz nefes alabilecek ama bunun bütüne yansıması için hala daha zamana ihtiyacımız var.

Özünün eri olmak

İşte bu aynalama durumunu ancak inisiye olarak değiştirebiliyoruz. Çakralarımızı dengeli bir şekilde açıp düzenli olarak enerji temizliği yapmak özümüze ulaşmamızdaki ilk adımımız. İnisiye olmak demek de zaten bir halden başka bir hale geçmek demek. Hali değişen kişi de kendi ruhunun aynası olmaya başlar. Artık kişi kendi kendisini yansıtır. Çekirdeğe ulaşır. Kendi gibi çekirdeğine ulaşmış ruh ailesine mensup kişileri hayatına çekmeye başlar.

Ruhun yoluna giren de gerçekten istediğini alır.

Kalp ateşini yakanlar boşa kürek çekmez🙏 💚🔥 Gönül gözünüzün açılması dileğiyle.

Sevgiyle,

Burcu Yeryüzü

Şifa Seminerlerim hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.